BİLMEDİĞİMİ BİLMESİN

  •  

    -‘Anne, uzaya gidelim mi?’

    -Hayır oğlum, biz uzaya gidemeyiz.

    -Babacım, yağmur yağmazsa ne olur?

    -Yağmur yağmazsa susuz kalırız kızım, yağmur yağar zaten.

    -Anne, tırnaklarımız neden uzuyor?

    -Tırnaklarımıııızzz…ıııııhmm.. kolumuzu kaşımak için uzuyor.

    -E peki kolumuz neden kaşınıyor?

    - ……………

    ‘Yaşasın çocuğumuz konuşmaya başladı’ diye sevinirken ‘uuuff ne çok soru soruyor’ faslına bir anda geçiverdik. Çocuklarımız, yaşamı öğrenmek için sorular sorarlar ve biz de onlara cevap vermek için çabalarız. Aman çocuğum bilmediğimi bilmesin düşüncesiyle çırpınır dururuz ve zaman zaman da verdiğimiz cevaplar çocuğumuzun kafasını daha çok karıştırır.

    Çocuklarımızın bizim her şeyi bilmemizle ilgili bir beklentileri yoktur. Esasen bu bizim üstlenmek istediğimiz bir görev. Zaman zaman bu görevi başarıyla ifa ederiz. Bazen de sorulan sorunun cevabını bilirmiş gibi yaparak dolambaçlı cevaplar veririz ve çocuğumuzun kafasını daha fazla karıştırırız. Kafası karışan çocuk tatmin edici yanıta ulaşmak için doğal olarak ardı arkası kesilmeyen daha birçok soru daha sorar ve yavaş yavaş sabır sınırları aşan ebeveynden beklenen cümle gelir ‘ay bayılıcam!’

    Şimdi derin bir nefes alın ve lütfen şunu söyleyin kendinize: ‘her şeyi bilmek zorunda değilim’ Bu pek de mümkün değildir zaten.

    Evet çocuğumuzun sorularını yanıtsız bırakmamalıyız, geçiştirmemeliyiz. Ama bu cevapların her zaman bir bilirkişi görevi üstlenerek olmasına gerek yok. Çocuklarımızın sorularını geçiştirmemek, ona net cevaplar vermek her zaman sorunun tanımını yapmak anlamına gelmiyor. Çocuğun sorduğu sorunun cevabını bilmiyorsanız ona ‘bu konuyla ilgili çok fazla bilgim yok, birlikte araştırıp öğrenmeye ne dersin?’ diyebilirsiniz. Böylece çocuk hem sizi bir arama motoru gibi görmeyi bırakacak –ki doğru olan da bu- hem de bir konuyla ilgili hazır bilgiye zahmetsizce ulaşmak yerine araştırarak, okuyarak, karşılaştırıp analiz ederek ulaşmayı sizi gözlemleyerek öğrenecektir. Çocuğun o uçsuz bucaksız hayal dünyasından azıcıkta olsa nasiplenmemizi de sağlayacak diğer bir yöntem ise çocuğun sorduğu soruya ‘sence nedir, sence nasıl oluşur, sence nerededir?’ gibi sorularla karşılık vermektir. Bu yöntemle çocuğa düşünme, fikir yürütme, belirlenmiş bir konu çerçevesinde konuşabilme gibi birçok kazanım sağlamış oluruz. Hatta bırakın her şeyi bilmesi gereken anne baba olma görevini bir kenara,  onun o güzel dünyasından aktaracağı, anlatacağı senaryoları dinlerken kaybolun siz de onunla birlikte büyüleyici dünyasında…İnanın bana, çok iyi gelecek… 

    Funda YILDIRIM

    Çocuk Gelişimi Uzmanı ve Aile Danışmanı

Yorumlar

  • Feray Tekin
    Feray Tekin Kaleminize sağlık, ne güzel açıklamışsınız, yazmadan edemedim, devamını bekliyoruz. Sevgiler :))
    26 Kas -
  • Hasan Sezer
    Hasan Sezer Çocuklar uçsuz bucaksız denizler gibiler, fırsat verip önüne geçmediğiniz sürece.
    29 Kas -
  • Ayten Hacıoğlu
    Ayten Hacıoğlu çoğu zaman evişleri, yemek yapalım diye koştururken onların dünyasına girmeye zaman bulamıyoruz, halbuki onlar evişlerinden çok daha önemliler bizim için. Bir sonraki yazınızı heyecan ve merakla bekliyorum, çok ara vermişsiniz
    1 Ara -